verdiğim sözleri tutamadım yazı konusunda.
tabiri caizse 'bu ay geciktim.' elimde değil tabi doğa kendi yolunda işliyor bi yere kadar müdahale edebiliyoruz.neyse ne işte..
akşam eve geliyorum haliyle vize zamanı masada hemen laptopun önünde çeşitli kargacık burgacık yazılarla dolu çalışma kağıtları oluyor dün geceden kalma,yanında buzu erimiş suyu kalmış bi viski bardağı,izmaritlerle dolu bi küllük ve yollanmamış bi mektup..
şaka lan.
buraya kadar herşey normal tabi gece müsvette kağıtlarını orda bırakıyorum okula gidiyorum geliyorum her akşam vahim kemikleri sızlatan bi manzarayla karşılaşıyorum.
zaman zaman ister latin amerika krizlerinden bahseden bi cümlenin yada bilemedin ekonometri formülü üzerinde hep o tabloyla karşılaşıyorum.annemin yazdığı perdecinin veya ustanın numaraları yada margarin,500 gr kuşbaşı.yahu kadın başka kağıt mı yok odada evde çalışırken ekonometri kağıdının üzerine perdeci cemilin numarasını yazarsın ? anlıyorum bakıyosun internetten gördüğün ilk kağıda yazıyosun ama tüm motivasyonumu kaybediyorum.yazık değil mi adamlara ne teoriler yapmışlar hala alışveriş listelerinin kurbanı oluyolar.adamın biri post it diye bişi bulmuş sarı sarı hem de. benim için önemli o notlar hem , bakıp bakıp çalıştım be peh diye böbürleniyorum ama ordaki margarin beni bitiriyo.
sınavdan bi kötü alıyım istanbulun margarin talebini düşürtmezsem , market failure a yol açmazsam bana da charles demesinler.demeyin zaten çarls ne be ?
22 Mart 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder