8 Nisan 2010 Perşembe

charlie brown philosophy 101

Linus Van Pelt: You know, Charlie Brown, they say we learn more from losing than from winning.
Charlie Brown: Then that must make me the smartest person in the world.


Zavallı Charlie Brown , hayatın kitabında cevapların arkada yazmadığını yedi yaşında fark eden uslanmaz kötümser,kaybeden. Aranılan aşka asla ulaşılamayacak bir komedinin uslanmaz ve vazgeçmeyen baş karakteri Charlie Brown.Sevdiği küçük kızıl saçlı kızı çalıların arkasından gözetleyip kendini onunla konuşamadığı için salaklıkla suçlayıp daha sonra eğer onu gözetlemeyi aklına getirmeseydi aslında daha salak davranmış olucagını fark edebilcek kadar da naif biri olan Charlie Brown.

Çizgili tişörtüyle yaşadığımız dünyadan daha absurde* bir dünyaya atılmış olan Charlie Brown belki de yaratılmış tüm ana kahramanlardan çok kesin bir çizgiyle ayrılmaktadır. '' Eğer yaptığı herhangi bir şeyde başarılı olsaydı , komik olmazdı ki '' teorisine dayanan yüzlerce türdaşı gibi bitmek bilmeyen bir kovalamaca izleten , sonu belli olan herhangi bir çizgi film ile karşı karşıya olmadığımızı en başta belirtmekte yarar var. Üzerine ağır yakıştırmalar yapmadan önce Charlie Brown ' un yaşadığı dünyanın sınırlarını iyice çizmekte yarar var. Yetişkin kontrolünün ve varlığının reddedildiği yada daha basit anlatımla gösterilmediği bir dünyada geçer herşey.Yetişkin yokluğunun kattığı en önemli varoluşsal özellik çocukların kendi hareketleri ve söylemleri sonucunda hikayelerini yaratmalarıdır.Araya herhangi dışsal bir aracı sokmadan gerçek hayattaki dünyadan ayrılan Peanuts karakterleri burada yanlız başlarına varolmaya bırakılmış bir vaziyette dururlar. Bu durağanlık sistemin devamı için gereklidir. Varoluşun insanın kendi iradesinden başka hiçbir şeye bağlanmadığı varoluşçu felsefe gibi Peanuts dünyasındaki Snoopy dahil hiçbir varlık yaradılışını herhangi bir üst birime bağımlılık göstermemektedir. Bizler bu dünyadaki varoluşumuzu ana rahmine düşen bir spermken yaşamayı ve varolmayı seçen irademize ve isteğimize bağlıyızdır. Hayata gelmeyen milyonlarca sperm varolmayı seçmemiştir belki de en fazla biz bu sonucu istemişizdir. Yetişkin ve Tanrı kavramının yoksunluğunu bozucak tek nedenselliğin Noel kutlamalarına katılan Charlie Brown olduğunu belirtmek gerekir.

Korkaklık ve cesaret kavramlarını hümanist varoluşculuğun içinde gösteren Sartre bunları insani aksiyonların şartı olarak belirtmektedir.Charlie Brown bir korkak olarak doğmuş ve böyle olmaya devam edicekmiş gibi gözükse de içinde barındırdığı diyalektikte varolmayı bekleyen bir kahramanın umudunu da taşımaktadır.Charlie Brown yaptığı ve sergilediği her davranışın arkasında durmaktadır. İster istemez yarattığı deterministik sonuçlara olaylar devam ettiği sürece boyun eğmek zorunda bırakılmaktadır. Her futbol sezonu başı topa vuramıyacağını bile bile sahaya aynı cesaretle çıkması ne olursa her zaman bir değişim şansının olduğuna , davranışlarımızın yeni sonuçlar doğurabilceğini gösterir. Biz yaptıklarımızdan sorumluyuzdur ve denemek yeni bir varoluşa açılan bir kapıdır.Kaldı ki Camus ' nün Sisyphe ' iyle Charlie Brown un aynı umutsuz çabayı sarf ettiğini görmekteyiz.

Herşeyi yaratıcısının sözüyle bitirmek sanırım Charlie Brown ' u özetlemek için en uygun son olucaktır. Yılmaz bir kaybeden olsa da umudunu kaybetmeyen , optimistik bir hümanist , Charlie Brown.

Dont worry about the world coming to an end today.Its already tomorrow in Australia..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder