19 Ocak 2010 Salı

sinir oluyorum.

Milliyetçi değilim.
Şovenist hiç değilim.
Faşist hiç ama hiç değilim.
Kafatasçı mıyım ? K harfini duyduğumda kaçıyorum.

Bilinçsiz miyim ?
Umursamaz mıyım ?

Hayır.Hayır.

Sinirli miyim ?

Evet.

Sinir oluyorum. Ben sadece işimi yapıyorum mantığıyla , ülkenin yetiştirdiği bir daha gelmicek bir değerin , bir gazetecinin katilinin peşinden koşan , onu şımartan , yücelten , var olması teknik bir hata olan bir varlığı popüler yapan , neler yaptığını da unutturan gazetecilere sinir oluyorum. 30 sene önce bir değerin katledilmesine göz yuman liderlerine '' saygıdan '' bugün konu hakkında tek kelime edemeyen , katili karşılayan insancıkların yaptığı bozkurtun sahibi , bunu sahiplenmeyen , sorulan sorulara cevap bile vermeyen '' lidere '' sinir oluyorum.
O katili koruyan korumaların benimle ortak bi nokta taşıdıklarına inanmaya , televizyonda Sakaryalılar Korudu yazısını görmeye sinir oluyorum.
Düzeltilemeyecek zihniyetin çaresizliğine , her şeyin aynı kalıcak olmasına sinir oluyorum.
Umursamayan insanlara sinir oluyorum.
Ülkeyi haraç ekonomisine döndüren hükümete sinir oluyorum.
Kendi dininden korkan ve onunla korkutan bir ülkeye sinir oluyorum.
Kendi delik ayakkabılı vatandaşını öldürtmeye göz yuman güçlere sinir oluyorum.

Bir yandan da düşünüyorum. Ben bunları yazmıcaktım .Her zaman ki gibi ya kendimden yada senden bahsedicektim. A dan B şehrine doğru 50 km ile yol alan bir öss arabası gibi giderken arada ki C şehrini unuttum. O ' nu nasıl es geçebilirdim ki ? Burası bizim yolda durup sıcak çay içtiğimiz yer.Yediğimizin içtiğimizin geldiği yer. Yiyip bitirdiğimiz bizim yer.
Her yerde karşımıza çıkan yol kenarındaki mavi bir levha.

Peki tüm bunlara karşılık ben bir vatansever miyim ?

Eğer kendi aşkından bahsedip , duygusal sömürüyle kafa şişiren aşağıdaki yazılardan sonra başladığım bu yazı burda bitiyorsa , korkup kaçılası bir evet geliyor benden .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder